Bugun...



Arslan: Adana’nın Suyu Gelecek Nesillerin Emanetidir - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Yerli ve Milli Parti Adana İl Başkanı Yusuf Arslan, aşırı sıcaklıklar, iklim değişikliği ve kuraklık riskinin Çukurova’nın geleceği açısından stratejik bir mesele haline geldiğini belirterek, Adana’nın su kaynaklarının günlük ihtiyaçlar kadar gelecek yıllar düşünülerek yönetilmesi gerektiğini söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 14-08-2026 13:50

Arslan: Adana’nın Suyu Gelecek Nesillerin Emanetidir - GÜNDEM - İnternetin Ajansı


2026’nın yağışlı döneminde Adana’daki barajlarda güçlü bir toparlanma yaşanmasına rağmen önceki yıllarda kentin ciddi kuraklık baskısıyla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Arslan, “Bugün barajlarımızdaki suyun yüksek olması bizi rehavete sürüklememeli. Dün yaşadığımız kuraklık yarın yeniden karşımıza çıkabilir. Adana’nın suyu yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin emanetidir.” dedi. Nisan 2026’da DSİ verilerine dayanan haberlerde, önceki kurak dönemin ardından Adana’daki barajların yağışlarla önemli ölçüde dolduğu bildirilmişti.  

“BUGÜNKÜ DOLULUK YARININ GARANTİSİ DEĞİLDİR”

Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin yayımladığı güncel göstergelerde baraj doluluk seviyelerinin yüksek seyrettiğine dikkat çeken Arslan, su politikasının yalnızca barajların bugünkü doluluk oranına göre şekillendirilmemesi gerektiğini ifade etti.  
Arslan, “Su yönetiminde en büyük hata, yağmur yağdığında kuraklığı unutmaktır. Geçmiş yıllarda baraj seviyelerinin düşmesini, tarımsal sulamada yaşanan sıkıntıları gördük. Bugün elimizde su varsa bunun kıymetini bilmek ve yarına hazırlık yapmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

“ÇUKUROVA’DA SU DEMEK ÜRETİM DEMEKTİR”

Adana açısından suyun yalnızca şehir şebekesinden akan içme suyu olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Arslan, Çukurova’nın tarımsal üretiminin sürdürülebilirliği açısından sulama suyunun hayati önemde olduğunu söyledi.
“Adana’nın tarlası suyla üretir. Çiftçimiz mısırını, pamuğunu, sebzesini, narenciyesini yetiştirirken suya ihtiyaç duyuyor. Kuraklık ağırlaştığında yalnızca çiftçi zarar görmez; üretim azalır, gıda fiyatları etkilenir ve vatandaşın sofrasına kadar uzanan bir zincir ortaya çıkar. Bu nedenle Adana’nın suyunu korumak aynı zamanda Türkiye’nin gıda güvenliğini korumaktır.”

Adana’nın yakın geçmişte yaşadığı kuraklık döneminde sulama suyu sıkıntısı nedeniyle çiftçilere bazı güzlük ürünleri ekmemeleri yönünde uyarılar yapılmış olması, su yönetiminin tarımsal üretim açısından taşıdığı önemi ortaya koymuştu.  

“YAĞAN SUYU DENİZE GÖNDERMEK YERİNE DEPOLAMAYI ÖĞRENMELİYİZ”

Arslan, iklim değişikliğiyle birlikte Adana’nın bir dönem kuraklık, başka bir dönem ise aşırı yağış ve taşkınlarla karşılaşabildiğini belirterek yağmur suyunun daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çukurova Üniversitesi’nden uzmanlar da 2026’nın yoğun yağışlı döneminde suyun önemli bölümünün yüzey akışıyla kaybedildiğine dikkat çekerek yer altı barajları gibi depolama yöntemlerinin değerlendirilmesini önermişti.  
Arslan, “Bir tarafta kuraklık korkusu yaşarken diğer tarafta kısa sürede yağan büyük miktardaki suyu kaybediyorsak burada yeni bir su yönetimi anlayışına ihtiyacımız var. Yağmur suyunu depolayan, yer altı kaynaklarını koruyan ve şehrin su rezervini güçlendiren projeleri bugünden hayata geçirmeliyiz.” dedi.

“TARIMDA HER DAMLA SUYUN HESABI YAPILMALI”

Tarımsal sulamada modern sistemlerin yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Arslan, açık kanal ve yüksek kayıplı sulama yöntemlerinden daha verimli sistemlere geçiş için çiftçinin ekonomik olarak desteklenmesi çağrısında bulundu.
“Çiftçiye sadece ‘Suyu tasarruflu kullan’ diyemeyiz. Damla ve basınçlı sulama sistemlerine geçebilmesi için finansman ve teknik destek sağlamalıyız. Çiftçi hem daha az su kullanmalı hem de üretiminden vazgeçmemelidir. Su tasarrufuyla tarımsal üretimi birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı haline getirmeliyiz.”

“ADANA’DA SU KAYIP VE KAÇAKLARIYLA MÜCADELE ÖNCELİK OLMALI”

Şehir şebekesindeki suyun da en verimli şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade eden Arslan, eskiyen altyapının yenilenmesi ve kayıp-kaçakların azaltılmasının uzun vadeli su politikasının vazgeçilmez parçası olması gerektiğini söyledi.
Arslan, “Vatandaşa sürekli tasarruf çağrısı yaparken kamu kurumlarının da kendi sorumluluğunu yerine getirmesi gerekir. Şebekede kaybedilen her damla su milli servettir. Altyapı yatırımları gösterişli olmayabilir ama gelecekte Adana’nın susuz kalmaması açısından en değerli yatırımlardan biridir.” dedi.

“SUYU KORUMAK SİYASET DEĞİL, GELECEK MESELESİDİR”

Adana için uzun vadeli bir su güvenliği planı oluşturulması çağrısında bulunan Arslan sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün barajlarımız dolu olabilir; fakat geçmiş yıllardaki kuraklık bize hiçbir su kaynağını sınırsız kabul edemeyeceğimizi gösterdi. Çukurova’nın bereketini korumak istiyorsak suyumuzu akıllı yönetmek zorundayız. Tarımda modern sulamayı yaygınlaştıralım, yağmur suyunu değerlendirelim, altyapı kayıplarını azaltalım ve her damlanın hesabını yapalım.

Adana’nın suyunu bugün tüketilecek bir kaynak olarak değil, çocuklarımızdan bize bırakılmış bir emanet olarak görmeliyiz. Adana’nın suyu gelecek nesillerin emanetidir.”




Kaynak: 22haber.com.tr




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran'ın çalışmalarından memnun musunuz?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI