|
Tweet |
Prof. Dr. Görür, "İstanbul'da şu an kanalizasyon sisteminin depreme hazır olmadığını biliyoruz kimi barajların depreme hazır olmadığını biliyoruz. Eğer siz bu atıkları ve molozları uluslararası standartlara göre bertaraf etmezseniz bu atıklar uzun dönemde en az deprem kadar insanların hastalıktan ölmesine neden olabilir" dedi.
Görür, "20 senede Türkiye'yi depreme dirençli hale getirebiliriz. Bütün Türkiye'yi deprem dirençli hale getirebiliriz. Erzincan, Bingöl-Karlıova arasında 7.4 büyüklüğünde bir deprem bekliyoruz. En son deprem orada 1790'larda oldu. Bingöl Karlıova'yla Bingöl Göynük arasında da 7.2 büyüklüğünde deprem olabilir. Güneydoğu Anadolu'da özellikle Adıyaman ve Hakkari arasındaki o bindirme kuşağında bazı sıkışmalar olmuş olabilir" diye konuştu.
Prof. Dr. Naci Görür, Ege bölgesinde hareketlilik olduğunu da ifade ederek, "Ege Bölgesi sürekli geriliyor. İzmir ve yöresinde keza Muğla'yla Antalya arasında bu Helen Kıbrıs yayında dalma batma etkisiyle Kıbrıs, özellikle Afrika levhasının Anadolu levhası altına dalması sonucu hareketlilik biraz fazla. Bu son büyük depremlerden dolayı stres dağılımı belli yerlerde değişmiş olabilir. Yerel yönetimler merkezi yönetim ve halk bu Maraş ve Gaziantep depremleriyle yüzleşmeli. Biz nerede neyi yanlış yaptık, neyi yapmadık. Niçin yapmadık diye? Bunu sorgulamalı Bu depremden hatalarının dersini almalı ki biz ülkeyi artık depreme hazırlayabilelim" dedi.