|
Tweet |
“Kamu Emekçileri Üzerindeki Baskı Görmezden Geliniyor”
Metin Güzelkaya, yaptığı yazılı açıklamada kamu görevlilerinin uzun süredir ağır çalışma koşulları, siyasi ve idari baskılar, sürgün niteliğindeki görevlendirmeler ve disiplin tehditleriyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
“Devletin asli unsuru olan kamu emekçileri kendilerini güvende hissetmiyor. Liyakatin yerini sadakat, adaletin yerini keyfiyet almış durumda. Bu baskı ortamı yalnızca çalışma barışını değil, insanların ruh sağlığını da tehdit ediyor” dedi.
İntiharlar Araştırılsın Önergesi Reddedildi
Kamu görevlileri arasında artan intihar vakalarının nedenlerinin araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan araştırma önergesinin, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildiğini hatırlatan Güzelkaya, şu ifadeleri kullandı:
“Bir insan hayatını kaybetmişken, bir aile dağılmışken yapılması gereken şey gerçeği ortaya çıkarmaktır. Ancak ne yazık ki iktidar, bu acı tabloyu araştırmak yerine üzerini kapatmayı tercih etmiştir. Meclis’in bu konuda sorumluluk almaması vicdanları yaralamıştır.”
“Şeffaflık ve Hesap Verilebilirlik Şart”
Güzelkaya, kamu kurumlarında psikolojik baskı ve mobbing iddialarının bağımsız ve tarafsız bir şekilde incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, kamu çalışanlarının haklarını koruyacak mekanizmaların güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
“İntiharlar kader değildir. Her bir vakada sosyal, ekonomik ve idari nedenler titizlikle araştırılmalıdır. Şeffaflık olmadan güven olmaz. Hesap verilebilirlik olmadan adalet sağlanamaz” dedi.
“Bu Konunun Takipçisi Olacağız”
CHP Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya, kamu görevlilerinin yalnız olmadığını belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizler, kamu emekçilerinin onurunu ve yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Bu mesele siyasi polemik konusu değil, insan hayatı meselesidir. Meclis’te reddedilmiş olsa da toplum vicdanında bu konu kapanmamıştır. Gerçekler ortaya çıkana kadar takipçisi olacağız.”
Güzelkaya’nın açıklaması, kamu çalışanlarının çalışma koşulları ve psikolojik güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.