beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Çevik: Devlet Halktır, maalesef Kirli Yapılar Her Siyasi Zemine Sızdı..Gerek uyduruk ahlaki temellerle olsun, gerek çarpık ideoloji ve inanç bazında olsun.. - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Yerli ve Milli Parti Elazığ İl Başkanı İsmail Hakkı Çevik, “derin devlet” tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Türkiye’de esas olanın millet iradesi olduğunu, ancak geçmişten bugüne kirli yapıların farklı siyasi zeminlere sızabildiğini ve bunda da maalesef derin devlet deyip, kaos üreterek halkın gözünü kör ettiğini söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 23-03-2026 20:40

Çevik: Devlet Halktır, maalesef Kirli Yapılar Her Siyasi Zemine Sızdı..Gerek uyduruk ahlaki temellerle olsun, gerek çarpık ideoloji ve inanç bazında olsun.. - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Bu da , en samimi insanların bile harcanmasına sebep oldu ve olmaya devam etmektedir.. Çünkü toplumda, siyaset gibi ciddi bir meselede, belki de hiçbir zaman çakallık kanına işlemiş bazımkimselerin bu işte yer almaması gerektiğine halk inansa da, sistem bi şekilde halkı buna mecbur bırakmakta..Gerek brokrayik bazı yanlış atamalar ve gerekse yanlış ,şeffaf olmayan seçim sistemleri yüzünden..Elbetteki bunların başında şeffaf olmayan basın,yayın, enformasyon gelmektedir..Yani toplum manplasyon ile kendi kendini yönetmeyi demokrasi zannetmiş durumda..Bu yeni değil" dedi..

DEVLET MİLLETİN KENDİSİDİR

Devlet kavramının Türkiye’de “ebed müddet” anlayışıyla anıldığını belirten Çevik, devletin soyut bir güç değil, milletin iradesi olduğunu vurguladı.

“Bizde derin devlet denilen şey , bir kaç düzenbazın, devlet aygıtını bulduğu bir fırsatla, sıysuzca kendi lehine kullanan ihanet odakları gibi bir hal almıştı...Halbuki derin devlet, kadim milletin tecrübeyle gelen yılların birikimidir ki, geçmişte hataları da olsa, özü, geneli itibariyle asil bir anlayıştan doğan emaneti elden ele hak sahiplerine vekaleten tevdiidir. 
Yani 'Devlet Baba' anlayışı ve ' Ana Vatan' yarenliği daimdir, lakin bu vasfa layık olmak için, Baba, Ana vasfıda olmalı ki o kimselere bu kutsal emanetler tevdi edilsin.. Yani, evlilik ehliyeti,selhiyeti olmayana nikah izni nasıl verilmeyecekse, bu kutsal bağlılıkta, rastgele kimselere yemin dahi etse, inandırıcı olamaz, onlara bu büyük kadim emanet, asla  tevdi edilemez.. Ama bunları tanımak için, kaıs ve puslu havalar tarihte nasıl oluşturuldu, onlar bilinmeli ki bu tuzaklara düşmemeliyiz.. 

İşte şaibelerle ,hilelerle, ele değiştiren bu yapı, belki de halka yapılabilecek en büyük ihanet riskidir..!
Bu durumda evleti yöneten insanlar hata yaptığında, isimler farklı zeminlerde karşımıza çıktığında toplumun güveni sarsılınca, ancak o zaman meselenin küçük bir boyutunu anlayabiliyoruz ki, işte bu en büyük risklerdendir ve bu temelden görev tevdilerinde, karanlık, puslu hava oluşturmaları engelleyerek , şeffaf sağlanması kaçınılmaz önemli bilinçlenmeler dendir ” dedi.
Yani derin devlet anlayışı; halka zaman zaman çok pahalıya mal olmuş, ya cahiller, ya çakallar, ya da en kötüsü hainler bu işi ya milliyetçilik, ya NATO, ya dindarlık şu bu, ya da güya Sosyal Demokratım yutturmacasıyla farklı güç odakları halinde halka zulmetmiş ve farklı zehirlenmeler yaşanmış ve böyle giderse yaşanacaktır.. 

"Geçmişte ve günümüzde farklı siyasi görüşlerden isimlerin, günümüzde taşan global ahlaksızlık, ihanet, adaletsizlik  içinde ve  çeşitli tartışmalara konu olanlarında yer alabildiğini ve bunları herkesin bildiğini de ifade eden Çevik, ancak bunun tek bir partiye indirgenemeyeceğini peşinen, belirtmek isterim  “dedi.. Çevik " Her kesime sızmış yapılar olabiliyor. O yüzden mesele parti değil, sistemin şeffaflığıdır..Şeffaf olmakta yetmez, bunlara karşı, zaman aşımı da uygulanması düşünülmemelidir ” ifadelerini kullandı.

AHLAK VE FIRTRAT VURGUSU

Siyasetin temelinin insanın yaratılışına, yani fıtratına uygun olması gerektiğini dile getiren Çevik, “Biz insanlara zulmetmeyeceğiz, insanlar da bize zulmetmeyecek. İnancın özü budur. Din denince, ahlak denince öncelikle bunu anlamak durumundayız, bunu anladığımız an, dinin;  baskı değil adalet üreten bir temel fıtrat ahlakı/karakter ve hukuk bilinci geliştireceğini anlamak zorundayız..Bu temel bilinç olmayınca, "akla nazar olmaz" atasözü gereği, herkes kendi yaptığını en doğru bilir..Akla nazar değmemesinin nedeni genelde budur..Sonuçta kimin akıllı olduğu, bir kumar gibi düşünüldüğünde, çoğu hüsranla karşışaşılınca, hangi akli temel daha üstünmüş anlaşılır, ama iş işten geçer.. Demek ki aklın,mantığın, dinin,imanın, ahlakın temeli birdir  !! İki değildir !! Allah kimsenin kafasını ikileme düşürmez..Çünkü O, insanlığı bu tek temel fıtrata göre mükafatlandıracak veya mücazat.. Aksi düşünülemez..Peki bu insanlar bunu bilmiyor mu? Başlangıçta herkes biliyor, ama aceleciği, hasedi,fesadı önceleyince bu işten uzaklaşıyor ve kendisine bazı kırmızı absürt temeller oluşturuyor ki işte buna doğru veya yanlış inanç temelleri diyoruz...

Batı da son zamanlarda ortaya dökülen insanlık dışı ahlajsız, adaletsiz yaşamların, maalesef uydurdukları nefsani putları önüne kyup, kendilerini de kandırıp güya bunu din diye yutturan gelişmiş ekonomilere,imkanlara sahip , devletleri aleni bütün dünya görmüş oldu ve bu bitmeyecektir..O halde, güç zehirlenmesine tutulan batı yönetimlerinin , aynı zamanda bu sapkın din anlayışlarını yayma ve buna dur diyenlere de şiddetle karşı çıkma, işte bu gücün elden gitme korkusundan kaynaklanan bir zehirlenme olduğunu bilmemiz lazım..Bu tür zehirlenen yönetimşerin ayakta kalması imkansızdır, öncelikle haşkları onları değiştireceği muhakkak..O halde bu zehirlenme tarihçite çıplaklığıyla bilinen kadim bir tehlike ise, herkes bu tehlikeye düşmemek için çaba harcamalıdır, denetleme, gözlemi bu bazda, yani insani temel perspektif/ zaviyeden bakarak sorumluluğu neyse , imkanı neyse o şartlar içinde yerine getirmek zorundadır..
Demek ki bu zehirlenmenin panzehiri, işte dinin aslı nedir, onu bütün insanlığın öncelikle bilip, ona göre bir temel ahlaki esası hem eğitime ve hem de yönetim mekanizmalarına uyarlamak gereken önlemlerdir.. Bu da herkesin konuştuğu din,ahlak, karakter, fıtrat kavramların çok iyi bilinmesinden geçmektedir.. Tabii ki bilmek tek başına yetmez, yöneten bu safhaları pratik hayatında aşama aşama görerek yaşayarakta gelince konuyu daha iyi anlamış olacaktır..Elbette bozulmamışsa !
İşte bilelim ki bütün sorunlar, bu temel insani kodlardan uzaklaştırılırken, o toplumda din ağırlıklıysa,onu çarpıtmakla; mezhep,ideoloji vs ne ağırlıktaysa onları çarpıtmakla, kendisine sun' i kalkanlar ve sloganlar oluşturarak kendisini daha çok zehirliye zehirliye toplumları da felakete sürükleyebilen, bir elim basamaklarla adım adım artan sona ,yani hüsrana doğru gidililebşleceği bir hakikattir, kaçınılmaz sondur..Ama maalesef güç zehirlenmesi, buna tapan sefih ve sefillerinde iştahını kabartınca, bu durumda olan erk sahiplerine kendilerini teslim edebiliyorlar ki onun başta olduğuna bakma, onun imlanı olmasa da, çok eleştiri yapsa da, içündeki o hırs bi süre sonra onu da köle yapabilmektedir..Kölesiz fravun olunamaz..! Tarihteki acıların sebebi hep bu yanlış temeller  üzerindedir ve bu temeller maalesef hala bazı kesimlere ciddi ciddi  oturmuş;  dini, milli, ideolojik söylem ve yaşantılara hapsolan din adamları, siyasetçi vs mebzul miktardadır ” dedi.

Toplumda uzun yıllardır devam eden bazı sosyal sorunların çözülmemesine dikkat çeken Çevik, kumar, uyuşturucu ve organize suç gibi başlıkların sadece ideolojik tartışmalarla değil, güçlü bir irade ve etkin denetimle çözülebileceğini ifade etti.

İKTİDAR VE MUHALEFET SORUMLULUK TAŞIR

Muhalefetin de iktidarın da sorumluluk taşıdığını belirten Çevik, “Muhalefet üzerine düşeni yapamamış olabilir. Ancak ülkeyi yöneten bir iktidar var ve yürütme yetkisi ondadır. Sorumluluk da doğal olarak daha büyüktür..Yani, CHP ve eski yönetim anlayışlarını eleştirerek, halkı etkilemek kolay ve iktidar olmak kolay oldu ve 25 yıldır iktidar olanlar, onlarda eleştirdikleri çoğu şeyi yaptılar..Demek ki güç odağı olan, kendi suçlusunu korumaya meyilli olabilmekte..Ancak Allah' ın denetlemesinde olan peygamberler mutlak doğru ile iş tutabilir, çünkü onlar İlahi mekanizma ile denetlenmekte ve hata yaptıklarında uyarılmaktadırlar, hem de bazen bu sert olabilmektedir..Yani, insan nefsani ve fıtrata bağlı bir ulvi haletirruhiye içinde kendi dünyasını da karakter oturması içün bir iç mücadele içinde olduğunu bilmemiz lazım..Öyleyse peygamber dışında kimseler, kendi iç muhasebesi ile elbette yine uğraşmakla beraber, zahiren toplumsal olarak o içe göre dış elbette gelişecektir, ancak   biz, onun ne kadar iç olgun karaktere geldiğini bilmemekteyiz ve bizim için şeffaf denetimli yönetim anlayışı şarttır ki, karakteri otursun oturmasın, hukuka karşı herkes sorumludur.. Çünkü yönetim  meselesi, sadece düzgün ,karakterli bir insan olmakla da tamamlanmış olmaz, ona ehliyet, liyakatte gereklidir ki işini en iyi şekilde yapsın..O halde yönetenler, eğitenler;  öyle iltimas, nepotik anlayışla, hamasetle, sloganla, mafyatik rajonlarla oluşacak şeyler değildir..Ama maalesef politik bir körlükle, demokrasi denince, sanki ağzı olan konuşacak ve değneği olan çoban olacak gibi bir mantık, nasıl olduysa bu topluma çöreklenmiş durumda. Bunun bir an evvel, hiç zaman kaybetmeden  düzeltilmesi lazım  ” dedi.

Çevik, uzun süreli iktidarların yönetim reflekslerinin, gerçek  yönetimi sağlamakndeğil, benim adamım, benim yakınım vs vs diyerek gittikçe taraflı olabileceği,gerçeklerden uzaklaşabileceği ve haliyle dinamizmi kaybolunca, bu defa kendisinin gücünü ve imkanını  koruma birinci görev  olarak düşünmeye başlayacak ve bu durumda, yanlışları olsa bilr, bunu dillendiren muhalefete karşı gittikçe sertleşeceğini ifade ederek, işte bu nedenle demokratik denge ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi için aklı,mantığı, bilgiyi rehber ederek, geleceğide düşünerek, devletin ,ancak halkın gücü ile oluşan bir vekalet görevle ,halk adına yürütüldüğünü bilerek, holding sahibi gibi, kendi çıkarlarını öncelik tutması düşünülemez ve bu anlamda  insaflı olunması ve emanete riayetin bilincinde olunması gerektiğini söyledi..

Yerli ve Milli Parti Elazığ İl Başkanı İsmail Hakkı Çevik, Türkiye’nin kutuplaşma yerine adalet, liyakat ve şeffaflık temelinde yeniden bir güven zemini oluşturması gerektiğini vurgulayarak, “Devlet millet içindir. Güven yeniden tesis edilmeden hiçbir sistem kalıcı olamaz..Bu nedenle, merhamet,adalet, ehliyet,liyakati olmayan birine, hayalinde dahi olmayacak bir görevi ona verdiğinizde, o kimse ya cehaletle iş tutacak, ya da nefsinin esiri ve dolayısıyla her tehlikeye,istismara, kullanılmaya açık olacaktır..Dolayısıyla,insanın geçmişi, mevcut durumu ve gelecekte neler yapabileceği bir bütün ele alınmazsa orada sadece nepotizmden oluşacak haksız rekabet ve dolayısıyla çürüme olacaktır.. İnsan kolay yetişmiyor, hak, hakkaniyetle sahiplerine tevdi edilirse, insan denetlenmediğinde dahi Allah' tan korkar, vicdani yapısı hassaslaşan, karakteri oturmuş, topluma faydalı bir birey olacaktır..Bütün bunlara rağmen, yine de dengeli ve denetimden uzak olmayan yönetimlerin kaim kılınmasına yeniden dönülmelidir” ifadelerini kullandı.




Kaynak: 22haber.com.tr




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem Oran'ın çalışmalarından memnun musunuz?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI