|
Tweet |
Bilal Kaya, uçakların gökyüzünde bıraktığı izlerin içeriği ve amacı hakkında toplumda ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirterek, bu konudaki hassasiyetin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Kaya, vatandaşların endişelerinin bilimsel temelde ele alınmasının önemine dikkat çekti.
BİLİMSEL AÇIKLAMALAR NE DİYOR?Bilimsel literatürde bu izlerin “contrail” (yoğunlaşma izi) olarak tanımlandığını hatırlatan Kaya, başta NASA ve NOAA olmak üzere uluslararası kurumların açıklamalarına değindi.
Bu kurumlara göre söz konusu izler; yüksek irtifada uçak motorlarından çıkan su buharının donarak yoğunlaşması sonucu oluşuyor ve büyük ölçüde doğal fiziksel süreçlerin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
TOPLUMDAKİ ŞÜPHELER DEVAM EDİYORKaya, bilimsel açıklamalara rağmen bazı gözlemlerin kamuoyundaki şüpheleri artırdığını belirtti:
Bazı izlerin uzun süre dağılmaması Gökyüzünde yoğun ve ızgara şeklinde kalması Hava kalitesi ve insan sağlığı üzerindeki olası etkilerBu durumların, konunun daha kapsamlı şekilde ele alınması gerekliliğini ortaya koyduğunu ifade etti.
BAĞIMSIZ ARAŞTIRMA VE ŞEFFAFLIK ÇAĞRISIBilal Kaya, konunun netliğe kavuşması için şu önerilerde bulundu:
Bağımsız Bilimsel Araştırma Üniversiteler ve bağımsız araştırma kurumları tarafından atmosferdeki bu izlerin kimyasal analizlerinin yapılması gerektiğini vurguladı. Şeffaflık İlkesi Sivil havacılık faaliyetleri ve kullanılan yakıt içeriklerinin kamuoyuna açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirten Kaya, bu süreçte Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün öncü rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Uluslararası Denetim Küresel havacılık standartlarını belirleyen Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü nezdinde konunun denetlenmesi gerektiğini dile getirdi. Halk Sağlığı Önceliği İnsan sağlığını tehdit edebilecek en küçük ihtimalin dahi ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurguladı. “ŞÜPHELERİ BASTIRMAK DEĞİL, ARAŞTIRMAK GEREKİR”Açıklamasının sonunda Kaya, mevcut bilimsel verilerin “chemtrails” iddialarını kesin olarak doğrulamadığını ancak bu durumun toplumdaki endişelerin yok sayılması anlamına gelmemesi gerektiğini belirtti.
Devletlerin görevinin şüpheleri bastırmak değil, araştırmak ve gerçeği ortaya koymak olduğunu ifade eden Kaya, hava sahasında gerçekleşen tüm faaliyetlerin şeffaf şekilde denetlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.