|
Tweet |
AYET ÜZERİNDEN ALINGANLIK SİYASETİ YAPILAMAZ
Bedri Yalçın, cenaze töreninde “Allah, malları ve canlarıyla cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kıldı.” mealindeki ayetin okunmasının bazı çevreler tarafından Türkiye’ye yönelik bir gönderme olarak yorumlanmasına tepki gösterdi.
Yalçın, “Bir ayet üzerinden hemen alınganlık üretmek yerine, önce insan kendisine şu soruyu sormalıdır: Neden kendini malları ve canlarıyla mücadele edenlerin yanında değil de, oturanlar sınıfına konulmuş gibi hissediyorsun?” ifadelerini kullandı.
GAZZE KONUSUNDA VERİLECEK CEVAP VAR MI
Yalçın, Türkiye’de bazı siyasi çevrelerin dış politika başlıklarında sert söylemler üretirken, uygulamada aynı kararlılığı gösteremediğini savundu. Özellikle Gazze konusunda ortaya konulan tutumun kamuoyu tarafından dikkatle izlendiğini belirtti.
Yalçın, “Eğer birileri bu ayetten rahatsız olduysa, bunun sebebini dışarıda değil kendi politikalarında aramalıdır. Gazze dosyasında sıkıntı mı var, ticaret sicilinde sorun mu var, önce bunlara cevap verilmelidir.” değerlendirmesinde bulundu.
SÖYLEM İLE EYLEM ARASINDAKİ MESAFE SORGULANMALIDIR
Siyasi iktidarın zaman zaman dini ve milli hassasiyetler üzerinden güçlü söylemler kullandığını ancak dış politika ve ticaret ilişkilerinde bu söylemlerle uyumlu bir tablo ortaya koyamadığını ileri süren Yalçın, kamuoyunun artık sözden çok icraata baktığını söyledi.
Yalçın, “Papayı ilahilerle karşılayanların, başka ülkelerde okunan bir ayet üzerinden alınganlık göstermesi samimi bulunamaz. Mesele ayet değil, söylemle eylem arasındaki çelişkidir.” şeklinde konuştu.
DIŞ POLİTİKADA SAMİMİYET VE TUTARLILIK ŞARTTIR
Yalçın, Türkiye’nin bölgesel meselelerde güçlü, onurlu ve tutarlı bir dış politika izlemesi gerektiğini vurgulayarak, dini ve insani hassasiyetlerin iç politika malzemesi yapılmaması gerektiğini kaydetti.
Açıklamasının sonunda Yalçın, “Bu tartışmada asıl görülmesi gereken şey alınganlık değil, samimiyet meselesidir. Milletimiz sözle değil, duruşla; sloganla değil, icraatla ölçer. Gazze’de, Filistin’de ve mazlum coğrafyalarda gerçekten nerede durulduğu açıkça ortaya konulmalıdır.” ifadelerini kullandı.